GG DESTAN
MAK RENTACAR

Yaşayanlar İyi Bilir Yaylayı…

Yaşayanlar İyi Bilir Yaylayı…

Yaylada yaşayanlar iyi bilir yaylayı…
✅ Yaylada yaşamayanlar ne bilir yaylayı!..
✅ Çocukluk ve gençlik dönemini (her yıl) yaylada geçirenlere sormalı yaylayı!
***
☑️ Yaylalar; özellikle yaşlılar ve çocuklar için ideal bir kamp, dinlenme mekânı… Hayvanlar için mera, otlak mahalli.
***
Karlar eriyip, yollar açılır açılmaz, yayla göçü başlar… Mayıs ayı hasretle beklenir.
***
???? Kullanım gayelerine göre yaylalar 3 grupta değerlendirilir:
✅ Tatil ve dinlenme amaçlı kullanılanlar,
✅ Hem tatil ve dinlenme amaçlı, hem de hayvancılık amaçlı kullanılanlar,
✅ Yalnız hayvancılık amaçlı kullanılanlar.

Karadeniz bölgesinde ve Giresun’da ki yaylalar; hem tatil ve dinlenme amaçlı, hem de hayvancılık amaçlı kullanılır.
***
Bizlerin gençlik yıllarında, 30-40 yıl evvel “yaylacılık” daha anlamlı idi.
Çocuklar ve yaşlılar; yayla havası ve suyu ile adeta çeliklenmiş olarak dönerler ceniğe.
Yazı yaylada geçiren çocuklar kışa (hastalıklara karşı) aşılanmış olarak girerler.

Niçin yalnız çocuklar ve yaşlılar? Gençlere yer yok mu yaylada? Onlar için önemli değil mi?
Tabii ki her kesim için önemli!.. Ancak çocuklar ve yaşlılar üzerinde yaylanın etkisi çok bariz görülmektedir.

İşte… Basit bir ölçü:
Ladin ve çamdan tahta, sahilde 2-3 ay açık havada bırakılsa, çürür ve kullanılamayacak hale gelir. Yaylada ise tahtadan evler ve çit kazıkları (kar ve yağmura rağmen) yıllarca bozulmadan dururlar. Bu demektir ki, ağacı, keresteyi çürütmeyen hava; insanı da çürütmüyor!

Devlet politikası olarak yaylacılık ele alınmalıdır!..
Sağlıklı hayat için; yaylacılık teşvik edilmeli, yayla kültürü geliştirilmeli…
Turizm, Tarım ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken Yayla Politikası geliştirilmelidir.
TOKİ’nin öncülüğünde kaplıca bölgelerinde olduğu gibi en az 15 günlük devre mülk sistemi devreye sokulabilir.

Yayla evleri yıkılmamalı, teşvik edilmeli!..
Bugün, Devletin yayla politikası; hem yetersiz hem de yanlış!
Devlet vatandaşına hizmet için vardır. Devlet zulmetmez, vatandaşı mağdur etmez.

Ömrü yaylada geçmiş kişi; yayla aşağı ve yayla hastasıdır. Yaylasız yaşayamaz… Yaylaya gidecek ve kalacak… 40-50 yıldır kullandığı tahtadan ev eskimiş, rüzgâr bir taraftan girip diğer taraftan çıkıyor… Haliyle yenisini yapacak.

Devlet baba diyor ki: “Sen istediğin gibi bina yapamazsın, benim dediğim gibi yapacaksın. Yoksa yıkarım!” Bu yayla aşığına “Gücün var mı, imkânın var mı?” diye de sormuyor!

Karadeniz Bölgesi, özellikle Giresun yaylaları; servet sahibi, gelir seviyesi yüksek kişilerin tatil ve dinlenme yerleri değil. Buralar, diğer tatil yaylaları ile karıştırılıyor herhalde!

Devlet; yatırım teşviki uygularken, bölgeler arasında gelişmiş ve gelişmemiş veya az gelişmiş gibi denge unsurunu gözetirken, dar gelirli Karadeniz halkının zaruri yaylacılık ihtiyacı ile gelişmiş bölgelerin zevk için tatil yaylacılığını bir tutuyor!

Vali ve Kaymakamlarımız; “biz kanunu uyguluyoruz, hatta uygulamak zorundayız” diyebilirler. İktidar ve muhalefet istedikleri takdirde (futbolda şike mevzuatında olduğu gibi) kısa sürede kanun değişikliğine gidebiliyorlar!

Yaylalarda mağdur olan vatandaşlarımızın “şikeciler” kadar değerleri yok mu demek lazım? Yoksa onların sahipleri, temsilcileri mi yok?

Yayla evlerine alternatif çözüm:
Çocuğun elindekini almak için; tehditle, yüksek sesle; “bırak” derseniz, bıraktıramazsınız! Aksine daha sıkı tutmaya devam eder. Lakin “Evladım… Şunu al” derseniz, yeniyi almak için zaten elindekini isteyerek bırakacaktır!

Bunun gibi; Yayladaki çarpık yapılaşmanın önüne geçmek için de alternatif proje sunulmalıdır.
Daha güzelini, daha ucuza elde etmek varken vatandaş niçin daha zor olanı tercih etsin?

Alternatif inşaat teşvik projesi:
Yatırım teşviklerinin bir benzeri yaylalar için uygulanabilir. Mesela;
- Betonarme binalarda, Kum-çakıl ve nakliye Devlete (Özel İdareye), çimento-demir ve işçilik vatandaşa ait…
- Ahşap binalarda; Kereste ve nakliye Devlete (Orman İşletmeye), işçilik vatandaşa ait..
- TOKİ’nin hazırlayacağı tek tip projelere uzun vadeli, faizsiz kredi imkânı; gibi alternatif projelerle vatandaşı mağdur etmeden ve üzmeden netice alınabilir!
***
“Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.” (Sadi Şirazi)

Vesselam…
Ahmed Çıtlakoğlu

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık