MAK RENTACAR
MAK RENTACAR

Zalim Hülagü Han, genç âlim Kadıhana sorar:
- Söyle bakalım, beni buraya getiren sebep nedir?
Kadıhan:
✍️ Seni buraya getiren bizlerin amelleridir!.. Allah´ın bizlere vermiş olduğu nimetlerin kıymetlerini bilemedik. Zevke, sefaya ve eğlenceye daldık. Makam, mevki, mal ve mülk peşinde koşturup durduk. Allah da nimetlerini geri almak üzere seni de bizim başımıza gönderdi!...
***
Meşhur, mâlum hikâyedir:
Moğol İmparatorluğu´nun kurucusu Cengiz Han´ın torunu olan Hülagü Han, Bağdat´ı ele geçirip şehri baştan sona yağmalar…
Kimi kaynaklara göre bu yağmalama esnasında 200-400 bin dört kişinin katledildiği söylenir...
Bağdat’ın her biri asırların emeği olan camileri, sarayları, kütüphaneleri; Hülagü’nün ordusu tarafından adeta yerle bir edilir…

Şehrin dışında karargâhını kuran bu zalim hükümdür, haber gönderir. O beldenin en büyük âlimiyle görüşmek istediğini söyler…

Çok ilginçtir!..Hiç bir alim bunca zulmü yapmış Hülagü’nün karşısına çıkmak için gönüllü olmaz. Sonunda Kadıhan isminde, daha sakalı bile terlememiş, genç bir medrese hocası; bu görüşmeye gönüllü olur.
Kadıhan Hülagü Han´la görüşmeye giderken yanına semiz bir deve, bir keçi bir de horoz alır. Genç âlim nihayetinde Hülagü Han´ın karargâhına varır.
Genci tepeden tırnağa süzen Hülagü, genç alime;
- “Karşıma çıkarmak için bula bula seni mi buldular?..” diye sorar.

Kadıhan:
❗️ - “Görüşmek için iri kıyım biriyle görüşmek istiyorsan dışarıda semiz bir deve var. Eğer sakallı biriyle görüşmek istiyorsan dışarıda böyle sakallı bir keçi var. Yahut sesi gür biriyle görüşmek istiyorsan dışarıda sesi gür bir horoz var. Şayet bunlardan biriyle görüşmek istiyorsan istediğini çağırtabilirsin” diye cevap verir..

Hülagü, karşısındakinin boş biri olmadığını anlayınca, “söyle bakalım”, der:
-Beni buraya getiren sebep nedir?

Genç âlim cevap verir:
???? - Sizin buraya gelmenize vesile olan bizleriz... Bizim amellerimizdir… Bizlerin ortaya koyduğu ameller seni buraya getirdi. Allah´ın bizlere vermiş olduğu o güzelim nimetlerin, kıymetlerin değerini bilemedik. Zevke, sefaya ve eğlenceye daldık. Makam, mevki, mal ve mülk peşinde koşturup durduk. Allah da nimetlerini geri almak üzere seni bizim için gönderdi.

Bunun üzerine, Hülagü Han:
⁉️ - “Söyle bakalım, beni buradan kim gönderebilir?” diyerek ikinci sorusunu sorar…

Kadıhan cevap verir:
✅ Şayet bizler özümüze döner, bize verilmiş olan varlıkların ve nimetlerin kıymetini bilir, birbirimizle uğraşmaktan da vazgeçersek işte o zaman sen buralarda asla ve asla duramazsın.
***
İlginçtir, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da bu hikayeyi bir toplantıda anlatmıştır!..
Sayın Erdoğan’ın bu hikâye anlatırken vermek istediği mesaj gayet açık olmalıdır:
❗️❗️❗️❗️"Ey ahali, bulunduğunuz yerlerde başınızdaki idareciler şayet sizlere zulüm edecek, haksızlık yapacak olursa; sakın kimseyi suçlamayın, çektiğiniz sıkıntıların, gördüğünüz zülüm ve haksızlıkların müsebbibi sizlersiniz!.. Sizlerin amelleridir!.. Şayet sizler Allah’ın sizlere verdiği nimetlerin kıymetini bilip de şükretseydiniz, zevke, sefaya ve eğlenceye dalmasaydınız, makam, mevki, mal ve mülk peşinde koşmasaydınız; Allah da nimetlerini geri almak üzere o zalim idarecileri sizlerin başına göndermezdi!.. "
***
“Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir.” (Şûrâ suresi, 30)

“Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar… Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânete uğrat.” (Ahzap 67-68)

“Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ, 58)

Vesselam…

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Tüm Yazıları >
yukarı çık