MAK RENTACAR
MAK RENTACAR

Kara’nın içinde bir sıkıntı vardı. Yılların vermiş olduğu birikimle narin olan vücudu gücünü yitirmeye başlamış, uyuması bile zor hâle gelmişti. Ağırlaşmış katmanın ardındaki gözleri acı çekiyordu. Her ne kadar yıllarını geçirdiği bu yerden ayrılmak zor olsada artık ne üzülmek ne de  üzmek istiyordu.

Kapının gıcırtısıyla yaşlı gözlerini yavaşça araladı. Başının üstünde hissettiği tanıdık dokunuşla hafif bir mırıltı bıraktı sessizliğe. Gözleri keşişince karşısındakinin ne kadar üzgün olduğunu yeniden gördü. Anlayamadığını sanıyordu diğerleri gibi. Hafifçe gülümsedi üzüntülerinin arasından:

‘’Ben geldim oğlum, yanındayım.’’

Sadece baktı gözlerinin gözlerine çünkü yapabileceği tek şey buydu. ‘Eve gitmek istiyorum.’ diyemezdi.  ‘Beni bırakma!’ diyemezdi. Ayrılığa hazırlanması gerekiyordu.

Ayak seslerini duydu.

‘’Uyutma için gereken her şey hazır. Buyrun.’’

Sahibi tüylerini okşadı, başına uzun bir öpücük kondurdu.

‘’Merak etme, yanındayım. Hemen bitecek ve rahatlayacaksın.’’

Biliyordu ki o rahatlasa bile sahibi anılarıyla birlikte rahat yaşayamayacaktı. Belki gülerdi ara sıra ama Kara hariç kimse anlayamazdı gerçek ya da sahte olduğunu. İğne yavaşça girerken tenine sahibinin acılı hıçkırıklarını duydu. Keşke o an konuşabilseydi. ‘Seni seviyorum sahip.’ diyebilseydi. Gözleri kapanırken fark etti ki sahibi bir yalancıydı çünkü yanında olamayacaktı.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık